Yetişkinlerde 10 gram üzerinde kullanılması halinde karaciğer hasarı ihtimali vardır.
Eğer hastada aşağıda belirtilen risk faktörleri mevcutsa 5 gram veya daha fazla parasetamol yutulması karaciğer hasarına yol açabilir.
Risk faktörleri
Eğer hasta;
a) Karbamazepin, fenobarbital, fenitoin, primidon, rifampisin, St John's Wort veya karaciğer enzimlerini indükleyen diğer ilaçlarla uzun süreli tedavi görüyorsa,
Veya
b) Düzenli olarak önerilen miktardan fazla etanol tüketirse,
Veya
c) Glutatyon eksikliği olması muhtemel ise, örn. yeme bozuklukları, kistik fibroz, HIV enfeksiyonu, açlık, kaşeksi (aşırı kilo kaybı).
Dahası, aşırı dozun zararı sirotik olmayan alkolik karaciğer hastalığı olanlarda daha büyüktür. Çocuklarda aşırı dozu takiben karaciğer hasarı göreceli olarak daha seyrektir. Karaciğer hücre hasarı ile birlikte parasetamol aşırı dozajında normal erişkinlerde 2 saat civarında olan parasetamol yarılanma ömrü genellikle 4 saate veya daha uzun sürelere uzar. 14C-aminopirinden sonra 14CO2 atılımında azalma bildirilmiştir. Bu plazma parasetamol konsantrasyonu veya yarılanma ömrü veya konvansiyonel karaciğer fonksiyon testi ölçümlerine nazaran parasetamol aşırı dozajı ile karaciğer hücre hasarı arasındaki ilişkiyi daha iyi gösterir.
Parasetamole bağlı fulminant karaciğer yetmezliğini takiben gelişen akut tübüler nekrozdan dolayı böbrek yetmezliği oluşabilir. Bununla beraber, bunun insidansı başka nedenlerden dolayı fulminant karaciğer yetmezliği olan hastalarla karşılaştırıldığında bu grup hastalarda daha sık değildir. Seyrek olarak, ilaç aldıktan 2-10 gün sonra, sadece minimal karaciğer toksisitesine karşın renal tübüler nekroz oluşabilir. Aşırı dozda parasetamol almış bir hastada kronik alkol alımının akut panreatit gelişmesine katkıda bulunduğu bildirilmiştir. Akut aşırı doza ilaveten, parasetamolün günlük aşırı miktarlarda alımından sonra karaciğer hasarı ve nefrotoksik etkiler bildirilmiştir.
Semptom ve belirtiler
Parasetamol
Parasetamol doz aşımı sonuçları karaciğer nakli ya da ölüme kadar varabilen karaciğer yetmezliğine yol açabilir. Hepatik disfonksiyon ve karaciğer toksisitesi ile birlikte çoğu zaman akut pankreatit ve kardiyak aritmiler gözlemlenmiştir. Solgunluk, bulantı, kusma iştahsızlık ve karın ağrısı parasetamol aşırı dozajının sık görülen erken (ilk 24 saat içinde) semptomlarıdır. Hepatik nekroz parasetamol aşırı dozajının, dozla ilişkili komplikasyonudur. Karaciğer hasarı, alımdan 12 ila 48 saat sonra belirgin hale gelebilir. Glikoz metabolizmasında anormallikler ve metabolik asidoz meydana gelebilir. Şiddetli zehirlenmede karaciğer yetmezliği ensefalopati, kanama, hipoglisemi, beyin ödemi ve ölüme kadar ilerleyebilir. Bel ağrısı, hematüri ve proteinüri durumunda akut tübüler nekroza bağlı akut böbrek yetmezliği akla gelmelidir, ciddi karaciğer hasarı olmasa bile gelişebilir. Kardiyak aritmiler ve pankreatit bildirilmiştir.
Hepatik enzimler yükselebilir ve protrombin süresi 12 ila 48 saat içinde uzar, fakat klinik semptomlar ilacın alımını takiben 1 ila 6 gün içinde belirgin olmayabilir.
Kafein
Aşırı dozda kafein epigastrik ağrı, kusma, diürez, taşikardi veya kardiyak aritmi, SSS uyarımı (uykusuzluk, huzursuzluk, heyecan, ajitasyon, sinirlilik, anksiyete, titreme ve kasılmalar) ile sonuçlanabilir.
Bu ürünle klinik olarak anlamlı kafein doz aşımı semptomlarının ortaya çıkması için, alınan miktar ciddi parasetamol ile ilişkili karaciğer toksisitesi ile ilişkilendirilebilir.
Tedavi
Parasetamol
Parasetamol doz aşımının yönetiminde acil tedavi esastır. Erken dönemde belirgin semptom olmamasına karşın hasta hemen hastaneye gönderilmelidir. Semptomlar bulantı ve kusma ile sınırlı olabilir ve doz aşımı şiddetini ya da organ hasarı riskini yansıtmayabilir. Tedavi belirlenmiş kılavuzlara uygun olmalıdır. Hastayı gecikmiş hepatotoksisiteye karşı korumak için parasetamol aşırı dozajı hemen tedavi edilmelidir. Bunun için, absorbsiyonu azaltmayı (gastrik lavaj veya aktik kömür) takiben intravenöz N-asetilsistein veya oral metionin vermek gerekir. Eğer hasta kusuyorsa veya aktif kömür ile konjugasyon yapılmışsa metionin kullanılmamalıdır. Doruk plazma parasetamol konsantrasyonları aşırı dozu takiben 4 saate kadar gecikebilir. Bu nedenle, hepatotoksisite riskini belirlemek için plazma parasetamol düzeyleri ilaç alımından en az 4 saat sonrasına kadar ölçülmelidir. Ek tedavi (ilave oral metionin veya intravenöz N-asetilsistein) kan parasetamol içeriği ve ilaç alımından beri geçen süre ışığı altında değerlendirilmelidir. N-asetilsistein ile tedavi, parasetamol alımından 24 saat sonraya kadar kullanılabilir, ancak maksimum koruyucu etki, alımdan 8 saat sonra elde edilir. Antidotun etkinliği bu süreden sonra keskin bir şekilde düşer. Gerekirse hastaya belirlenen doz şemasına göre intravenöz N-asetilsistein verilmelidir. Kusma bir sorun değilse, hastane dışındaki uzak bölgelerde oral metionin uygun bir alternatif olabilir.
Hepatik enzim indükleyici ilaçlar alan hastalarda, uzun süredir alkol bağımlısı olanlarda veya kronik olarak beslenme eksikliği olanlarda N-asetilsistein ile tedavi eşiğinin %30-50 düşürülmesi önerilir, çünkü bu hastalar parasetamolün toksik etkilerine karşı daha duyarlı olabilirler. Parasetamol aşırı dozajını takiben gelişebilecek fulminant karaciğer yetmezliği tedavisi uzmanlık gerektirir.
İlaç alımından sonra 24 saatten fazla süre geçmiş olan ve ciddi karaciğer bozukluğu ile başvuran hastaların tedavisi için Ulusal Zehir Danışma Merkezi (UZEM) veya hepatoloji ünitesiyle görüşülmelidir.
Kafein
Spesifik bir antidot mevcut değildir, ancak kardiyotoksik etkileri tersine çevirmek için beta adrenoseptör antagonistleri gibi destekleyici önlemler kullanılabilir.
Hastalar genel destekleyici bakım almalıdır (örn: hidrasyon (sıvı desteği) ve yaşamsal belirtilerin sürdürülmesi). Aktif kömür uygulaması, doz aşımından sonraki bir saat içinde yapıldığında faydalı olabilir, ancak doz aşımından sonra dört saate kadar uygulanabilir. Doz aşımının SSS etkileri intravenöz sedatiflerle tedavi edilebilir.
Özet
Doz aşımı tedavisi, antidot tedavisi için plazma parasetamol düzeylerinin değerlendirilmesini gerektirir ve kafein toksisitesinin belirti ve semptomları semptomatik olarak tedavi edilir.